Tekdüze

0
100

Tekdüze Bölüm 1

Tayfun alarm sesi ile uyandığında hemen başı dönmüştü. Alarmı kapatmak adına kalkmak için yaptığı ilk hamle başarısız olmuştu, üstelik mide bulantısı da başlamıştı. Oflayarak kafayı yastığa tekrar gömdü, alarm ise sanki saatlerdir çalıyor ve telefon hiç olmadığı kadar ses çıkarıyormuş gibiydi. Biran önce kalkıp kapatmak istese de bunu başaramamıştı. Başarısızlık ve kaybetmek zaten uzak kelimeler değildi Tayfun için. Annesinin kapıyı açması ile birlikte burnuna dolan yoğun alkol kokusu kaş çatmasına neden olmuştu. Saniyelik olaylar olmasına karşın her şey Tayfun için ağır çekimde gerçekleşiyordu. Bütün bu fiziksel sıkıntılarına sabahın 07:30’da dayanamazken kapısının açılması ile ruhsal sıkıntılarını da hatırladı. Uzun uzun nasihatlardan bıkmış annesi tek kelime etmeden Tayfun’un yüzüne yarı kızgın yarı acınası bir ifade ile bakıp mutfağa geri dönmüştü. Bu hareket ev literatüründe ”kalk pislik herif” demekti. Alarm kesilmiş, Tayfun’un iki ayağı yere değmiş fakat kıçı hala yataktaydı. Tam iki ayağı üzerinde durmak için kalkmıştı ki mide bulantısı ile tuvalete koşmuş bütün aparmanı böğürtüleri ile inletmeye başlamıştı. Annesi içeriden söyleniyor, bütün gürültüye uyanan babası tuvaletin önünde alacaklı gibi bekliyordu. Gerçi haksız da sayılmazdı. Bütün bu huzursuzluğu yaratan Tayfun’dan alması gereken bir huzur vardı.
Tuvaletten yüzü ıslak çıktıktan sonra babasının bağırmalarını dinlemeye başladı. Yavaş yavaş odasına doğru yol alıp takım elbisesini giymişti. Mutfakta hazırlanan kahvaltıya çatal batıracak ne midesi ne de laf çekecek kafası yerindeydi. Odasından doğruca kapıya yönelip evden ayrıldı fakat ikinci kata geldiğinde annesinin sesi sabah sabah apartmanı inletmişti. Sanki Tayfun’un saygısızlığını, düşkünlüğünü bütün apartmana ilan etmek içindi bu bağırış. Tayfun bu işe bir hayli sinirlenmiş ve apartmandan birilerine yakalanmadan kaçmak için hızlanmıştı. Bütün apartman onu üçüncü kattaki Necmi Bey ile Gülveren Hanımın 36 yaşındaki hayırsız, alkolik memur oğulları olarak tanıyordu zaten. Çocukları olan çocuklarını sıkı sıkı tembihlemişti ‘’Tayfun berduşuyla konuşmayacaksın’’ diye. O da zaten çocukları pek sevmezdi. Bu durum iki taraf içinde iyiydi.
Evin biraz ilerisindeki durağa geldiğinde bir sigara yakmak istedi fakat otobüs gelmişti. Otobüs sabah olduğu gibi yine havasız ve sıcak olmasına alışkındı fakat çok içtiği zamanlarda çekemiyordu bu yolu. Terlemeye başlıyor, midesi bulanıyor, başı dönüyordu ve bu sabah da bunlar olmuştu. İş yerine 2 durak kala daha fazla dayanamayıp indi. Temiz hava ve hafif esinti ile kendine gelmişti biraz fakat sigara yakıp yakmama konusunda tereddütlüydü. Biraz daha yürüdükten sonra dayanamayıp sigara yaktı ve yine o baş dönmesi, mide bulantısı taarruzda bulundu. Bünyesi dalga geçiyordu. Sigarayı daha fazla içemeyerek yere attı ve her hafta en az iki defa genelde bu durum ve saatlerde aldığı sigarayı bırakma kararı bir daha kafasında dolanıyordu.
İş yerinin önüne geldi, 15 dakika gecikmişti ama mühim değildi. Hemen girişteki boy aynasının önüne geçip üzerini düzeltecekti ki sakal tıraşı olmadığını fark etti. Normal insanlar Pazar günü akşamüstü yeni haftanın hazırlıkları olan tıraşı, ütüsü, banyosu ile uğraşırken Tayfun bunları gece yaparım düşüncesi ile akşamüstü iki bira içmek için oturur rakı ile sonlandırıp sallanarak eve girerdi. Yine öyle bir Pazar gecesinin kucağında olduğunu uzamış sakalı, sigara ve alkol kokan vücudu, ‘’Ben gece yine yamuldum’’ bakışlı gözleri bağırıyordu.

 


Tekdüze bölüm 2  için linke tıklayın.

Kalıcı Bağlantı:Tekdüze 2. Bölüm

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER