Sevme Yeteneği Nereden Gelir ? Sevme Psikolojisi, Aşk Psikolojisi

0
413

Sevmek ve sevilmek ihtiyacımız, başkalarıyla güçlü ilişkiler kurma yeteneğimiz konusunda hiç soru sormayız kendimize. Oysa sevgi, karmaşık bir duygudur. Bize sevme yeteneğini veren nedir acaba?

Sevgi üzerine konuşmak onu tanımlamaktan daha kolaydır. Değişik kişiler için farklı anlamlar taşır. Psikanalizciler, ruhbilimciler, biyologlar ve dilbilimciler, sevginin anlamı konusunda fikir birliğine varamazlar. Gene de, içlerinden çoğu, sevginin birden fazla duyguyu, insanların birbirlerine ya da soyut kavramlara (düşüncelere, ülkülere) besledikleri duygularından, bu doğrultudaki tutumlarından birkaçını kapsadığını kabul edecektir. Konu dişileştirilmiş bir nesne, insan ya da düşünce olabilir. Sevginin içgüdüsel bir duygu mu yoksa sonradan kazanılan, öğrenilen bir duygu mu olduğu konusunda uzmanların görüş birliğine varmaları kesinlikle gerekli değildir.

sevme psikolojisi
sevme psikolojisi

Hayvanlar arasında da bağlılıklar olur. Ama bunlara içgüdüsel kökenli ilişkiler gözüyle bakılır. Oysa bu içgüdüsellik öğesi, insan sevgisinin yalnızca bir boyutudur. Yaşadığımız ortama uyuşumuz, sırf içgüdüsel bir davranış biçimi değildir. Taraf olduğumuz bağlılıklar, hayvanların içgüdüsel kökenli bağlılıklarına çok az benzer. Düşünen, yargılayan yaratıklar olarak her şeyin bilincine varır, duygularımızı isimlendirir, varlığımızın gelip geçici olduğunu biliriz. Üzücü bir yanlış kullanışla “sevgi” diye tanımlanan sözcüğün kapsadığı çok karmaşık duygular ve kavramlar örgüsüne kaptırırız kendimizi.

Çoğumuz, sevebilmek yeteneğinin bize doğuştan bağışlanmış olduğuna inanırız. Korkumuz, sevgimizi verecek bir kimseyi bulamamaktandır. Başkaları da bize karşı böyle bir davranış içinde olsalar, hiç kuşkusuz onları sevebileceğimizi, seveceğimizi düşünürüz. Oysa başkalarını sevebilmek gerçekte hiç kolay değildir. Bu yetenek sunulmuş bir armağan gibi basite alınmamalıdır, sürekli çaba gerektiren bir şeydir.

Klasik psikanaliz açısından sevgi, daha çok biyolojik bir itilim, hayatın insanı temel ihtiyaçlarının karşılanması, giderilmesi yönünde bir nevi zorlayışı deyimleriyle tanımlanır. Kökleri kendindedir. Kendini tatminden başka bir amaç gözetmez. Başkasının ihtiyaçlarını tanımaz, onların farkında değildir. Başkasının yargılarını pek az önemser. Zamanla, psikanalizin klasik kuramından sapmalar olmuştur. Söz konusu sapma, sevgiyi bireyin başkasıyla ilişki kurma ihtiyacı diye tanımlama doğrultusundadır. Bu değişik kuram, Amerikalı psikanaliz uzmanı Erich Fromm tarafından daha da geliştirilmiştir. Erich Fromm sevgiyi, insanın en derin korkusunu, yalnızlık ve bir başına kalmışlık duygusunu yenmesi yolu olarak görür.

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.