SAVAŞ VE ACI GERÇEKLER

0
361

Bu zamana kadar hiçbir savaşın kazananı olmadı. Savaşlar da her taraf mutlaka bir şeyler kaybetti. Canlar mallar kaybetti. Ama öyle durumlar meydana geldi ki savaş kaçınılmaz oldu. Kırmızı çizgilerimiz oldu hem bizim hem herkesin. Herkes bildiği bu kırmızı çizgiyi bilerek geçti. Sonuçta da savaşlar meydana geldi.

Eskiyi inceleyebilir tarihin sayfaları arasında gezinebiliriz. Bir çok gerçeği de o sayfalar arasında görebiliriz. Bu günümüze bakalım istiyorum.

Savaşa hayır kampanyası düzenleyenler savaş isteyenler, önce benim ülkemin çıkarları diyenler gruplar kamplaşmalar oluşturmaya başlandı. Dilerseniz kısaca duruma göz atalım.

Yanı başımızda Suriye, insanlar ölüyor. İç işleridir karışamayız dedik. Hatta bir süre karışmadıkta, ama baktık ki savaştan kaçanlar kapımıza dayandı. Ya ölümün kucağına salıverecektik, ya da kapımızı açacaktık. İyi oldu kötü oldu bilemem zaman gösterecek açtık kapılarımızı. Resmi rakamlara göre yaklaşık 500 bin Suriyeli misafirimiz. İç savaşı devam ediyor Suriye’nin. İş gittikçe ciddileşiyor ve kendi halkına kimyasal silah kullanmaya kadar gidiyor.

 

Savaş ve Acı Gerçekler
Savaş ve Acı Gerçekler

Rusya, İran ittifakı kimyasal silah kullanılmadığı müdahalenin yersiz olduğu görüşünde. Müdahale yanlısı değilim ama insanlar ölüyor orda, ölüm şekli kimyasal olsa ne fiziksel olsa ne? Suriye yönetiminin terörist olarak nitelediği muhalifler değil sadece ölen . Çocuklar kadınlar şehirler. Şehir bombalanıyor. Suçlu suçsuz ayrım yapılmadan. Şöyle kıyas yapabiliriz. PKK terör örgütü sebebiyle biz kalkıp doğu ve güneydoğuyu havadan bombalasak ne kadar adil ne kadar insancıl, ne kadar doğru olur. Tabiî ki yanlıştır. Suriye rejiminin bugün yaptığı da bu. İster kimyasal ile olan olsun ister diğer bomba çeşitleri ile olsun ölen insandır. Rusya’yı anlıyorum silah satacak tabiî ki. Keleşler nerden geliyor Ortadoğu’ya. Ama İran’ı anlamak mümkün değil. Tarihi seyri bize ipuçları veriyor İran’ın. Daha gayr-ı Müslime silahını doğrulttuğu görülmemiş. Ha arada bi “İsrail’i vururum ha” diyor ama duyda inanma. Bu tavrını anlıyoruz ama Müslüman gördüğümüz İran’ın tavrı bize hoş gelmiyor.

İç savaşı devam eden Suriye’nin bize hiç etkisi olmayacağını zanneden düşünmeyen halkımıza 2004 ırak müdahalesini hatırlatmak istiyorum. Bitmiş olan PKK bizim meseleye uzak kalmamız sebebi ile yeniden hortlamış, kuzey ırak’ta konuşlanmış ve her fırsatta saldırmakta. Ve o günden bu güne yüzlerce şehit verdik. Suriye de Irak gibi bizim komşumuz, bu defa sınırı en uzun olan komşumuz. 500 bin nüfusu ile misafirimiz olan komşumuz.

Savaşmayalım. Ama ülke olmanın gereğini yerine getirip gerekli önlemlerimizi alalım. Her türlü dış müdahale için hazırlıklı olalım. Suriye ile savaşmak değil aslında bahsettiğim. Sınırlarını, geleceğini korumak.  Mümkün olabiliyorsa savaşmadan. Ama olmuyorsa savaş kaçınılmazsa ona da hazırlıklı olmalıyız.

 

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.