Anne Bebek İlişkisinin Temelleri, Sezgisel Ana Yavru İlişkisi

0
289

Anne ve bebek ilişkisinde genellikle, sevginin şefkat, saygı, yakınlık, tapma (dinsel ya da cinsel anlamlarda) duygularını kapsadığına inanılır.

Sevgide hem duygulara hem eyleme yer vardır. Sevgiyi hissediyorsak birbirimize karşı sevgiyle davranırız. Sevgi insanlığın hatırlanamayacak kadar eski zamanlardan beri ilgilendiği bir konu olmuş, bu ilginin ürünleri edebiyatın, plastik sanatların, müziğin ölümsüz, örnek yapıtlarıyla günümüze kadar gelmiştir.

Sevgi kesin olarak tanımlanamaz. Ama sevgi kavramını bütünleyen heyecan verici duyguların, eylem ve tepkinin değişik tonlarını, dokularını tanımlamak için bir girişim yapılabilir.

anne ve bebek ilişkisinin temelleri
anne ve bebek ilişkisinin temelleri

Başlangıç anneyle bebeğin ilişkisindedir. Bir yanda çaresiz, bakıma, yardıma muhtaç bebek, öte yanda veren, bekleyen anne vardır. İyi bir anne, bebeğin ihtiyaçları konusunda daha başlangıçtan, sezgiye dayanan bir anlayışa sahiptir. Zaman zaman yanıldığı olsa da, bebeğin özel anlamlı işaretlerini giderek daha iyi öğrenir. Ancak, bebeğin bütün ihtiyaçlarını anında karşılayamaz. Annenin elinde olmayan bu durum, bebek için kendi kişiliğini onun kişiliğinden ayırmayı öğrenmenin başlangıcıdır. Aynı zamanda dünyayı da tanımaya başlar. Dünyanın, insanın isteklerinin hemen cevaplandırıldığı bir yer olmadığını belirleyen ilk tecrübeleri yaşar.

Anneyle bu çok erken ilişkilerin iyi geçmesi, hayatın daha sonraki dönemlerinde kendini gösterecek olan sevebilme yeteneğinin tohumlarını taşır. İnsanlarla ilgili incelemeler kadar hayvanların davranışlarından çıkarılan sonuçlar da, hayatın bu döneminin çok önemli olduğu görüşünü pekiştirmektedir.

Büyümekte olan bebek, annesinin ondan ayrı bir kişi olduğunu, temelde kendisinin ayrı bir kişiliği olduğunu sezinlemeye başlar. Böylece, hangi hareket ve davranışlarının zevk yarattığını öğrenir. Bu doğrultuda, karşılıklı bir ilişki gelişir. Bebek gülümser. Annesinden karşılık alınca gülümseyişi yayılır. Sesler çıkarır. Anne karşılık verir, bebeğin çıkardığı sesler artar. Bebeğin ilişkilerinin ufku, yaratılmasında payı olan babayı da kapsayarak genişler. Kişi olarak kendine bir değer biçmese bile, bu yönde bir değer duygusu biçimlenir. Bu duygu zamanla gelişir. Sevildiğini, desteklendiğini hisseder. Bazı davranışlarının anne ve babası tarafından onaylanmadığını, aynı nedenle onların sevgi gösterilerinden yoksun kaldığını, ama bunun devamlı bir geri çekilme olmadığını öğrenir,

Bebeğin gelişmesinde, onun içgüdüsel dilekleriyle, yaşadığı dünyanın kültür istekleri arasında kaçınılmaz bir uyuşmazlık baş gösterir. İçgüdüsel dileklerini denetlemeyi öğrenmesinde, ona rehberlik eden ana babanın istekleri dengeli olmalı, ne çok sert kaçmalı, ne de ödün vermelidir. Bebeğin kendi duygularını anlatımı üzerindeki denetimi çok güçsüzdür. Üzerine basan öfkeyle, hırçınlık itilimleriyle baş edebilmek için yardıma ihtiyacı vardır. Bebek için istek, uygulamayla, eylemle eşdeğerdir. Eğer annesine ve babasına kızgınsa, kızgınlığının onları yok edecek güçte olduğunu hissedebilir. Anne ve baba kendilerini çok iyi denetleyerek diretirlerse ya da bebeğin belirli ölçüde duygularını denetleme yeteneğini kazanmasına yardım etmezlerse, bu durum ilerde kötü sonuçlar yaratır. Sevgiye dayanan bir ilişkide kendini tam olarak anlatma yeteneğini sınırlayabilir.

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.