Ah O Eski Bayramlar…

0
523

Bu söz epey bir zamandır gündemde. Gündem de kalmaya da devam edecek. Eskimeyen bir söz. Çünkü bu günümüz yarınımızdan iyi olmadığından ve doğduğumuzdan beri ölüme doğru adım adım yaklaştığımızdan (hayat bizim için hiçte iyiye gitmiyor.) bayramlarda tabi ki eskisi gibi olmayacak.

nerde o eski bayramlar
nerde o eski bayramlar

Çocuktuk bayramlıklarımız vardı sarılıp yattığımız, başucumuzdaki ayakkabılarımızla uyurduk bayramlık. Sonra bayram harçlığı alırdık. Bakkallar bayram harçlığını harcamamız için bayram günüde de açıktı. Kapı kapı dolaşabilirdik. Herkesin bayramını kutlardık. Bizim için o herkesin hangi dünya görüşünde olduğunun hiç önemi yoktu.Hangi partiyi tuttuğunu ya da partinin ne olduğunu  bilmezdik.. Şimdi de bizim çocuklarımız öyle. Herkese aynı gözle bakıyorlar. İki sınıf insan var onlar için. Küçükler ve büyükler. Müslüman, Müslüman olmayan, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Angaralı, Gonyalı. Bu ayrımlar yok çocuklarımızın kafasında ve onlarda büyüyünce “Ah o eski bayramlar” diyecekler. Çünkü kendileri istemese de toplum önceki yaşanmışlıkları sebebiyle onları sınıflandıracak.
Ha bire ……..unutmayacağız. Deniyor ve unutturmama çabaları hızla devam ediyor. Hatta unutulmuşsa yenisini düzenleyerek o unutulmuşlukları o bölünmeleri tekrar canlı tutuyor ki saflar belli olsun. Hiç bir araya gelinmesin. Birlik olunmasın.
Kapı komşusunun kapısını çalamayan insanlar oluyoruz. Kalabalıklardan yanlızlıklara itiliyoruz. Belki de budur bizi yaşlı yapan. Erken çökmemize sebep. Düşünsene çocukken yüzlerce arkadaşın vardı. Lisede onlara düştü. üniversitede 5 lere, iş hayatına atıldığında bir elin parmakları kadar kaldı arkadaşların.
Yaşlandığıda  ise bi eşin bi sen. O da giderse tek başınasın. Şimdi gel de deme “ah o eski bayramlar” diye.
Zengini fakiri yoktu bizim çocukluğumuzun. Ayırt etmeniz çok güçtü. Ya da biz çocuktuk umursamadığımız için o durumu ayırt edemezdik. Ya da daha önemlisine önemi vardı ki çocukken varlıkla yokluğun. Oynamak için bi gazoz kapağı, hatta yoldaki bi taş hepimize yeterde artardı. Aynı kuru ekmeği yer doyardık. Olan olanı paylaşmadığı sürece kendisi içinde bi anlamı yoktu. Kimseyle beraber oynamadığınız bir topun ne kıymeti vardı ya da arkadaşlarınıza gösteremeyeceğiniz
bir oyuncağın değeri neydi ki. Paylaşıldıkça güzeldi…
Ah o eski bayramlar

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.