Ağrı Dağı Hakkında Bilgi, Ağrı Dağının Genel Özellikleri

0
1331

Doğu Anadolu’da Türkiye İran S.S.C.B. sınırlarının birleştiği noktada yer alan dağ. Sönmüş bir volkan kütlesi olan Ağrı Dağı, geniş bir taban üstünde yükselir. Tabanın çevresi 128 km, yüz ölçümüyse 1188 km’dir. Gerçekte Ağrı Dağı aynı tabandan yükselen iki volkan kulesi biçimindedir. Büyük Ağrı 5137 m yüksekliğiyle Avrupa’nın ve Türkiye’nin en yüksek dağıdır.

Ağrı Dağı Hakkında Bilgi, Ağrı Dağının Genel Özellikleri
Ağrı Dağı Hakkında Bilgi, Ağrı Dağının Genel Özellikleri

Küçük Ağrı’nın yüksekliği ise 3896 km’dir. Bu iki volkan kulesi birbirinden yüksekliği 2700 metreyi bulan Serdar Bulak Geçiti’yle ayrılır. Kuzeyinde Iğdır Ovası güneyinde Doğu Beyazıt Ovası yer alan Ağrı Dağının özelliği küçük tepeler oluşturmadan taban üstünde apansızın yükselmesidir. Görkemli görünüşüyle açık havalarda çok geniş bir alandan görülebilir. Ağrı Dağında 4000 metre yükseklikten sonra sürekli kar sınırı başlar. Yaklaşık 1000 metrelik bölüm yaz kış karla kaplıdır ve dağ üzerindeki buzulla ilgili bilimsel araştırmalar yapılmaktadır.

Dağın tepelerinin karla kaplı olmasına karşın kaynakların azlığı susuzluğa neden olur. Dağda yalnızca 2 kaynak vardır. Serdar Bulak Geçidindeki kaynak ve Yakup kaynağı. Ağrı Dağının yamaçları bitki örtüsü bakımından yoksuldur. Bunun nedeni bir yandan yağış azlığı bir yandan da dağ yapısının volkan kayaçlarından oluşmasıdır. Geçirimli olan bu kayaçlar su tutmaz. Ayrıca çok eskiden var olduğu sanılan ormanlar da aşırı otlatma sonucu günümüzde yok olmuştur. Yalnızca bazı kesimlerde huş ağaçlarına ve meşe çalılıklarına rastlanır. Diğer kesimlerse bozkırla kaplıdır.

Ağrı Dağı yılın her mevsiminde turizme elverişlidir. Gerek doğal güzellikleriyle gerek av hayvanlarıyla gerek tarihsel özellikleriyle dikkat çeker. Yazılı kaynaklarda adı geçen Nuh’un gemisinin bir tufan sonucunda buraya oturduğu konusundaki efsane birçok araştırmacının dağa tırmanmasına neden olmuştur. Bazı araştırmacıların Nuh’un gemisinin parçalarına rastladığını söylemesi bu açıdan dağa ayrı bir özellik kazandırmıştır. Ayrıca her yıl yerli ve yabancı dağcılar spor yapma amacıyla dağa tırmanırlar. Çevre halkı da yazın dağ eteklerindeki yaylalara çıkar ve birçok doğal mağarayı hayvan sığınağı olarak kullanır. Ağrı Dağı’na bilimsel anlamda ilk tırmanış 1829 yılında Parrot tarafından gerçekleştirilmiştir. Parrot’yu Antomonof (1834-1845), Abich (1845), Wagner(1845), Şodsko (1850), Seymour (1856) ve Buryce (1876) izlemişlerdir.

Ağrı Dağı sönmüş bir yanar dağdır. 20 Haziran 1840’taki bir deprem sonucunda dağın kuzeyinde bulunan Ahuri Köyü (1600 nüfuslu) dağdan yuvarlanan taşlar altında kalmış ve kurtulan olmamıştır. Günümüzde bu köyün yeri ıssızdır. Deprem sırasında vadide bulunan Yakup manastırı da yıkılmıştır.

Kars ve Ağrı illerini ayıran çizgi üstünde bulunan Ağrı Dağı, 1878’de imzalanan Berlin Antlaşmasıyla Osmanlı-Rus sınırı üstünde kalmıştı. 1921’de yapılan antlaşma ile SSCB sınırı daha kuzeyden geçirilerek, Ağrı Dağı Türkiye toprakları içine alınmıştır.

Yorum Yapın, Soru Sorun

yorum

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.